2009-10 eğitim öğretim yılında ,her hafta çarşamba ve perşembe günleri okul çıkışında saat 15.00 da resim çalışmaları yapan kurs öğrencilerimizin gelişimlerini dikkatle izliyorum.Değişik sınıflardan oluşturduğumuz Öğrencilerimizin son çalışmalarındaki performans ise bence görülmeye değer..
Hepsini kutluyor ve başarılar diliyorum..
Kurs çalışmaları hakkındaki resimler ve ayrıntılar için TIKLAYINIZ
2008-09 eğitim öğretim yılını açtığımız yıl sonu sergisiyle kapattık. Öğrencilerimizden çok güzel ve başarılı çalışmalar çıktı. Bu çalışmalardan bir kısmının özetini çıkardım. Özellikle 4A, 4B, 5A ve 5B ile 7A sınıflarından çok güzel çalışmalar çıktı..bu sınıftaki öğrencilerimizi tebrik ediyorum.
Yeni öğretim yılında çok daha güzel çalışmalar dileğiyle tüm öğrencilerimize iyi tatiller diliyorum.
Adı Julian Beever. O bir ressam. Ancak bildiğiniz ressamlardan biraz farklı bir ressam. Beever, cadde ve sokak ressamı. Herkesin gelip geçtiği caddelere inanılmaz üç boyutlu resimler yapıyor. 10 yıldır cadde ve sokaklara inanılmaz resimler yapan Belçikalı Beever, dünyanın en ünlü ressamlarından birisi haline geldi
Sulu boyalar, su ile karıştırıp çalışıldığı için bu ad verilmiştir. Bu boyalarla yapılan resimlerin kendine özgü tekniği vardır. Boyanın yapısının da etkilediği özellikler şunlardır; Sulu boya şeffaf olduğu için, boyanın altında kalan kurşun kalem izleri dahi gözükür.Yan yana sürülen iki renk, suyun yardımı ile kaynaşır .Böylece renkler arasında hoş bir pasaj(geçitler) elde edilir.Çalışırken renklerin açıktan koyuya olan değerleri, boyanın istenilen derecede sulandırılması ile sağlanır.Beyaz boya guaj resimde kullanılır. Sulu boyada ise kağıdın beyazlığından yararlanılması resme güzellik veren teknik özelliklerden biridir.
SULUBOYA: Piyasada kutular içerisinde kuru ve yaş olarak satılır. Kuru olanlar, her renk ayrı ayrı kalıplara dökülmüş biçimdedir. Yaş olanlar da havası alınmış tüpler içerisinde bulunur. Alırken kolay ve çabuk eriyenler tercih edilmelidir. Çünkü sulu boya resim, diğer tekniklere göre daha çabuk çalışmayı gerektirir. KAĞIT: Sulu boya ile resim yapılacak kağıt kalın, sert ve pütürlü olmalıdır. İnce ve yumuşak olan kağıtlar ıslandığı zaman kabarır ve dalgalanır. Pütürlü kağıtlarda ise fırçanın kağıt üzerinde boyayamadığı ufak beyaz çukurlar, resme daha şeffaf ve canlı hava verir.
FIRÇALAR: Sulu boya çalışmalar için en uygun fırçalar, samur kılından yapılanlardır. Bu çeşit fırçalar su ile ıslandığında kılları toplanır ve ucu sivrileşir. Sivrilen ucu ile ince çizgiler çizilebileceği gibi, kağıt üzerine fırçayı bastırarak çalıştığımızda da geniş yüzeyleri boyayabiliriz. Sulu boya çalışmalarında biri ince, biri kalın olmak üzere iki samur fırça kullanmak çok yararlıdır. İşi biten fırçayı yıkayıp kuruladıktan sonra düzgün kalacak şekilde saklamalıdır. Kılları üzerinde uzun süre duran fırçalar bükülür ve düzelmesi bir hayli zor olur. Ucu bükülen fırçaları su buharına tutarak düzeltmek mümkündür. SU KABI: Sulu boya resim çalışmalarında renklerin canlı ve şeffaf kalması için bol temiz su kullanılmalıdır. Birinde fırçayı yıkamak, diğerinde boyayı sulandırmak için iki su kabı gereklidir. Su kaplarının yarım litreye yakın su alacak büyüklükte ve ağzının geniş olmasına dikkat edilmelidir. Temiz konserve kutuları, plastikten yapılmış çeşitli kaplar ve kavanozlar bu ihtiyacımızı karşılayabilir. SÜNGER: Çalışmaya başlamadan önce kağıdı ıslatmak, resim üzerinde ki fazla su ve boyaları almak için sünger kullanılır. Yanlışlıkla sürülen renkleri, tamamen olmasa bile ıslak süngerle silerek düzeltmek mümkündür.
Tabanı çeşitli ağaç ve bitki türleri ile kaplı olan göl ve sulak alanlara ‘longoz’ deniyor. Karasu’daki Acarlar Gölü, Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e ulaştığı ağız kesiminin yaklaşık 6 kilometre batısında yer alıyor. Kıyı çizgisinden ortalama 1,5 kilometre içeride ve kıyıya paralel uzanan gölün kapladığı alan yaklaşık 1.560 hektar. Göl, oldukça yoğun bir orman ve bitki örtüsü tarafından kaplanmış sulak-bataklık özelliği ile longoz karakterine sahip. Göl ayrıca çok zengin hayvan türlerini de barındırıyor. Amazon ormanlarını andıran bu doğa harikasını yakından görmek, hatta yaşamak ve hissetmek için sandalla ormanın içine girmek gerekiyor. Bir rehber eşliğinde ormanın içine doğru yapılacak sandal yolculuğu yapmadan bu alanı tam anlamıyla tanımak mümkün değil.
Osman GENÇ, Serdar GENÇ ve ben. Maden Deresinde balık avlarken
Karasu ve Kocaali’ye kadar gelmişken deniz kıyısının sıcağından bunalanları serin bir yere çağırıyoruz. Karasu-Kocaali arasından içeriye doğru girince Çam Dağlarından kaynaklanan Maden Deresi’ne ulaşacaksınız. Derenin sesini dinleyerek, yeşile bezeli bir çevrede yürüyüşler yapmak ve güzel bir kır sofrası kurmak için ideal bir yer. Düşünün bir kere şırıl şırıl akan bir derenin kenarında suyun ve kuşların sesini dinleyerek piknik yapmayalı kaç yıl oldu ?
Maden Deresi’nde konaklama olanağı yok. Çadırınızı yanınızda getirmediyseniz Karasu veya Kocaali’ye gitmeniz gerekir. Güzel bir yemek yiyip, demlikle gelen tavşankanı çayı içtikten sonra bir kilim serip ağaçların altında güzel bir öğlen uykusu çekebilirsiniz. Kuşların ve kurbağaların sesinden başka ses yok. Mevsimine göre yaban çileği, böğürtlen toplayabilirsiniz. Kentlerde büyüyen çocuklarınız için güzel bir değişiklik olur. Paçalarınızı sıvayıp derenin içinde yürüyüş de yapabilirsiniz. Derenin sularından yararlanan bir alabalık çiftliği de kurulmuş. Uğrarsanız hem seyreder hem de balık alabilirsiniz.